2011 Güneş Sistemi Yılı İlan Edildi!

Eşi görülmemiş bir keşif dönemi başlamak üzere. Nasa gelecek yılın “The Year of the Solar System (YSS)”. “Güneş Sistemi Yılı, (GSY)” olacağını duyurdu.

GSY boyunca normal araç fırlatmaların üçe katlanacağını söyleyen Jim Green (Nasa Gezegen Bilimleri Yöneticisi, Director of Planetary Science at NASA headquarters) “Tüm uzay çağı boyunca bunun gibi bir şey hiç olmamıştı” dedi.

Bu yıl Mars yılı.

Jim Green “Tüm bu etkinlikler önümüzdeki 23 ay boyunca bir Mars yılına yayılacak şekilde gerçekleştirilecek ve tarih Ekim 2010 ile Ağustos 2012 arasını gezegen keşiflerinin altın çağı olarak hatırlayacak” dedi.

İlk start Ekim sonunda Hartley 2 kuyruklu yıldızına yapılacak bir ziyaret ile verilecek. 20 Ekim’de Hartley 2 dünyaya yakın bir geçiş gerçekleştirecek ve Dünya’nın yaklaşık 17 milyon km yakınından geçecek. Bu sırada neredeyse çıplak gözle görülebilecek hale gelen kuyruklu yıldız teleskoplarımız için harika bir hedef olacak. Amatör astronomlar NASA’nın Deep Impact/EPOXI uzay aracının kuyrukluyıldızın devasa yeşil atmosferine dalıp buzlu çekirdeğine saplanmasını izleyebilecekler. 4 Kasım’da EPOXI Hatyley’in çekirdeğinden yalnızca 700 km uzakta uçarak yüzeyi ve gaz çıkışlarını inceleyecek.

Kasım ayının ilerleyen günlerinde NASA astrobiyologları hayatın uzaydaki dayanıklılığını test etmek amacı ile tasarlanmış olan bir ayakkabı kutusu büyüklüğündeki uydu olan O/OEROS’u fırlatacaklar. “Organism/ORganic Exposure to Orbital Stresses,” (Organizmaları yörüngesel etkilere maruz bırakma) kelimelerinin kısaltmasından oluşan O/OREOS bir grup organik molekül ve mikrop karışımını Güneş ve Kozmik Radyasyon etkilerine maruz bırakacak. O/OREOS uzayın bu “Mikronotlar” için doğal bir yaşam alanı olup olmadığına dair bir takım cevaplar sunabilecek. O/OREOS’u uzaya çıkaran roket aynı zamanda deneysel bir uzay yelkenlisini de birlikte uzaya çıkaracak. NanoSail-D dünya yörüngesinde yelkenlerini açarak aylar boyunca dünya etrafında dolaşacak. Yelkenli zaman zaman güneş ışınlarını zararsız bir şekilde dünyaya yansıtacak ve dünyadan gökyüzünü gözleyenler tarihin ilk uzay yelkenlisi yansımalarının şahitleri olacaklar.

Aralık 2010 da Japon Akatsuki (Venus Climate Orbiter) uzay aracı Venüs yörüngesine girerek ilk ışıklarını yakalayacak. Görev Dünya’ya büyüklük ve yörünge bakımından bu denli benzeyen bir gezegende ne oldu da işler böyle ters gitti bunu anlamayı amaçlıyor. Venüs tamamen kuru, asit bulutları ile çevrili ve kurşunu dahi eritecek derecede sıcaklığa ulaşmış bir küresel ısınmanın pençeside. Akatsuki üzerindeki cihazlar sayesinde gezegenin aşırı bulutlu atomsferinin tepesinden, volkanlarla dolu yüzeyine kadar araştırmacıların gezegen karşılaştırmalarında kullanabilmesi için gerekli bir çok detaylı bilgiyi toplayacak.

“Şimdi derin bir nefes alın” diyor Green. “Çünki bu sadece GSY’nin ilk üç ayıydı.”

Görevler 2011′de Stardust NExT’in Temple 1 kuyruklu yıldızına yaklaşması (14 Şubat), MESSENGER’in Merkür yörüngesine girmesi (18 Mart) ve Dawn’ın Vesta göktaşına yakınlaşması (Mayıs) ile devam edecek.

“Bir ay boyunca Dawn Vesta’yı Hubble’ın görebildiğinden daha net görebilecek” diyen Green “Bundan daha ötesi Vetsa’nın yörüngesine girmek olurdu” dedi.

Ve Dawn’ın 2011 Temmuzunda yapacağı şey de tam olarak bu olacak. Kendisini Astroid kuşağının en büyük ikinci kütlesinin yörüngesine yerleştirerek tüm bir yıl boyunca bilgi toplayacak. Vesta her ne kadar bir gezegen olarak sınıflandırılmasa dahi kendisini Dawn’ın kameralarına göstererek astronomları etkilemesi beklenen yabancı bir dünya.

Ardından Juno uzay aracının Jüpiter’e fırlatılması gelecek (Ağustos), Ay’ın çekim alanını haritalayacak GRAIL’in fırlatılması (Eylül) ve Seyyar labaratuvar “Curiosity” (“Merak”) nin Marsa gönderilmesi (Kasım) ile devam edecek

“2011 in ikinci yarısı neredeyse uzay çağının tüm bazı onyılları kadar meşgul geçecek” diye ekliyor Green.

Bundan sonra dahi GSY’nin önünde aylar var.

2012 yılı Mars gezgini Opportunity’nin ilk Mars maratonunu koşması ile açılacak. Bu azimli araç Endeavour kraterinin kalbine doğru yürüyecek. Bir şehir büyüklüğündeki bu krater Opportunity’nin orijinal iniş alanındak yaklaşık 36km mesafede.

“Opportunity şu an zaten kraterin etkisi altında” diyen Green “Aracın altındaki zemin zaten aracın hedefine doğru yavaşça kayıyor” dedi.

2010 ortalarında Opportunity Endeavour’un kenarına gelecek ve kendinden önceki hiç bir robotik Mars aracının yapmadığı şekilde Mars’ın derinliklerine doğru bir göz atacak. Görüntüden de öte harika olan şey aracın ta kendisi. 1 km den daha öteye gitmeyecek şekilde tasarlanan aracın Endeavour’daki son durağı Antik Yunan Maratonunun mesafesinden yalnızca bir kaç km ötede olacak.

Bu arada, Güneş siteminin yarısı geçilmişken Dawn İyon Motorlarını ateşleyerek Vesta’dan ayrılmaya hazırlanacak. Uzay tarihinde ilk defa bir uzay aracı yabancı bir dünyadan ayrılarak bir diğeri için havalanacak. Dawn’ın bundan sonraki hedefi neredeyse küresel bir yapısı olan, su buzunca zengin ve hiç keşfedilmemiş olan cüce gezegen Ceres olacak.

Güneş Sistemi yılı 2012 de Curiosity’nin Mars’a inişi ile sona erecek. Bu nükleer enerji ile çalışan seyyar labaratuvar havadaki metanı koklayacak (olası bir bir yaşam işareti için), toprak ve kayalardan organik moleküller örnekleyecek. Curiosity’nin gelişmiş sensörleri ve eşi görülmemiş haretket imkanı ile kırmızı gezegenin keşfinde yeni bir çığır açması bekleniyor.

“Ve bu son sadece bir başlangıç. Bu görevler bizleri GSY den çok sonra da meşgul etmeye devam edecek.” diyor Green.

Kaynak

BU çok önemli bir haber paylaştığınız için sağolun. :)

bilimadamlarımızın tahminlerine göre büyük patlama 13.7 milyar yıl öncesi yoğun sıkısmıs ve sıcak madde olan evren bir kozmik patlamayla evren oluşmus ise yine tahminlere göre(evrenin küçülüp ve büzülmesiyle) tekrar patlaması tahmin ediliyor. bu patlamadan sonra söyle bir sey olabilirmi? yeni dünyalar olusurmu? ısı ve ısık kaybı olurmu? olur ise dünyamıza ne kadar zarar verir yeniden buzul cagı baslarmı? veya dünyamızda ne gibi tehlikeler oluşur? bir baska düşüncem ise dünya dısı varlıkların iyi niyetle geldikleri söyleniliyor cok büyük bir teknolojiye sahip oldukları tesbit edildiği ve verilen bigilere göre bire bir görüşmelerde yapıldığı, dünyamız teknolojiside cok süratli bir sekilde ilerlediğinden acaba, ilerleyen dünyamıza bir katkıları oluyormu? saygılarımla,